
Bazı çevreler Türkiye'nin yeteri kadar sorunu yokmuş gibi şimdi de
Osmanlı Hanedanı'nın ve Vahdettin'i ne amaç taşıdığı belirsiz bir anlayışla
gündeme getiriyor. Kendinden menkul tarihçiliği ile hanedan sözcülüğüne
soyunan Murat Bardakçı'nın Vahdettin "Vahideddin " hayranlığına
bir zamanların Karaoğlanı Bülent Ecevit'in de katılması ile haneden
taraftarları kartel medyasında büyük ilgi görmeye başladı.
Hanedan cephesi, tarihi gerçeklerini saptırıp Vahdettin'e övgüler düzmek
için birbirleri ile yarışıyor. Gazete sayfalarında tefrika edilen hanedanının
trajik öyküleri ve hüzünlü belgeseller Vahdettin'nin hain olduğu gerçeğini
değiştiremez. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması nasıl tarihi
bir gerçekse son Padişah Vahdetti'nin Osmanlı Devletini işgalci güçlere
teslim ettiği de bir o kadar gerçektir.
Türkiye'nin yeteri kadar sorunu yokmuş gibi bir süredir Osmanoğulları
Hanedanı'nın hüzünlü hikayeleri ve Vahdettin'in "Vahideddin"
hain olmadığı, son padişahın hazin ölümü belgesellere konu ediliyor.
Tarihi gerçeklerin açıkça saptırıldığı görülen bu yazı ve açıklamalar
Türkiye'nin sosyal ve siyasi ortamını olumsuz yönde etkilemesinin yanı
sıra toplumun kamplaşmasına da neden olmaktadır. Tuhaf olan ise yakın
tarihimizdeki bu olayı bir çeşit siyasi rant için kullanmak isteyenlerin
ortaya çıkmasıdır.
Bu konudaki en büyük sürpriz isim hiç kuşkusuz bir zamanların Karaoğlanı
olan Bülent Ecevit. 2002 seçimlerinden partisi ile birlikte yerle bir
olduktan sonra siyaseti bırakmak zorunda kalan Bülent Ecevit, durup
dururken hiçbir belge ve bilgiye dayanmadan yaptığı bir açıklama ile
son Padişah Vahdettin'in hain olmağını söyledi. Ekonomi cahilliği, Başbakanlık
yaptığı tarihlerde tescillenen Ecevit'in yakın tarihimiz konusunda da
epey cahil olduğunu ortaya koyan bu garip açıklama şaşkınlıkla karşılandı..
KARAOĞLAN'IN HANEDAN SEVGİSİ NEREDEN GELİYOR?
Ne olmuştu da Ecevit, Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında işgalci emperyalist
güçlere işbirlikçilik yapan son padişah Vahdettin'in "hain"
olmadığını keşfetmişti. Ecevit'in keşfini Vahdettin'e oldukça uzak olan
akrabalığına bağlayanlar oldu ama bu gerçekçi bir yaklaşım değildi.
Anlaşılan bir zamanlar halkçı ve sosyal demokrat söylemlerle yola çıkan
Bülent Ecevit, 2002'de kendisinden menkul demokratik sol anlayışı ve
karı-koca partisi ile birlikte halk tarafından tavsiye edilmelerini
içine sindirememişti. Bu nedenle de isimlerinin unutulmaması için kendisi
ve eşi arada bir böyle tarih ve bilgi yoksunu açıklamalar yapıyordu.
Hanedan konusunda en yetkin ve bilgili davranan isim ise hiç kuşkusuz
"amatör tarihçi" ve gazeteci Murat Bardakçı' dır. Hemen hemen
her hafta Hürriyet Gazetesi'nde hanedana sayfalar dolusu övgüler düzen
yazıları tefrika edilen Murat Bardakçı uzun yıllardır hanedanın basın
sözcüsü gibi davranmaktadır. Bardakçı'nın bu hanedan hayranlığına daha
sonra ne olduysa Doğan Grubu da katıldı. Bu grubun yapımı olan belgeselde
Vahdettin'in ve hanedanının sürgün yıllarındaki hüzünlü hikayeleri uzun
uzadıya anlatıldı.
ÖZKÖK'ÜN HANEDAN SAVUNMASI
Belgeselde anlatılan Osmanoğulları'nın hüzünlü hikayesi o denli etkileyiciydi
ki gazetenin Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök bile dayanamayıp bu konuda
titrek bir kalemle makale yazdı. Osmanlılar dizisini gözyaşları içinde
izlediğini anlatan Özkök "çok fazla araştırmaya orasını burasın
kurcalamaya hiç gerek yok Cumhuriyet sağlam, kaybedilmiş sadece bir
imparatorluk var." Yani Özkök " son dönemini fazla kurcalamayın
kaybedilen sadece bir imparatorluk alt tarafı" diyor. Bu söze ne
denir. Altıyüzyıllık bir imparatorluğun kaybedilmesinde başrol üstlenmiş
kişilere veya kişiye sizin gibiler istedikleri kadar ağlayabilir, hatta
yas bile tutabilirler. Bu sizin gibi düşünenlerin bileceği bir iştir.
Ama sizin ağlayarak izlediğiniz ve arkalarından yas tuttuğunuz bu kişilerin
neden olduğu onca çileyi, katliamları, yıkımları ve ihanetleri tarihten
silemezsiniz. Anadolu'nun yoksul halkı canının dişine takmış işgalcilere
ve işbirlikçilerine karşı ölüm kalım savaşı verirken son Padişah Vahidettin'in
İngiliz işgal komutanına Ankara alehine verdiği bilgiler İngiliz arşivlerinde
bir hainlik belgesi olarak durmuyor mu? Kurtuluş savaşı yıllarında yine
Vahdettin'in, donatıp paşa yaptığı Aznavur'un, işgalcilere direnen yurtseverlere
nasıl kan kusturduğu tarih kitaplarında yazmıyor mu? Yunanlılar İzmir'i
ve Ege'yi işgal edip yakıp yıkarken Vahidettin tahtını korumak için
üç maymunları oynayan biri değil miydi?
Tarih bir bütündür ve rasyonel bir biçimde yorumlanmalıdır. Ve her
şeyden önce dönemin koşulları ışığında değerlendirilmelidir. Osmanlı
Hanedanı da tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Osmanlı Devleti'nin
kuruyucusu olan bir ailedir. Güçlü kişilikli padişahlarla Osmanlı Devleti
imparatorluk haline gelmiş, ancak uzağı göremeyen zayıf karakterli padişahlar
la da gerilemiş ve yıkılmıştır. Hanedan savunucuları istedikleri kadar
uğraşsın korkakları ve hainleri kahraman yaparak tarihin gerçeklerini
değiştiremezler. Ama belki de bunlar Hilafet geri gelirse hanedanın
kendilerini Sadrazam veya Vezir yapacaklarına falan inanıyorlar herhalde…!