ARŞİV
DOSYALAR
DOSYALAR AHLAKSIZLIĞIN YÜKSELİŞİ
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 02.04.2006
Yayın Tarihi : 05.07.2006
Yayın Tarihi : 05.07.2006
Yayın Tarihi : 01.08.2006
Yayın Tarihi : 28.08.2006
Yayın Tarihi : 01.10.2006
Yayın Tarihi : 01.11.2006
Yayın Tarihi : 03.12.2006
Yayın Tarihi : 01.01.2007
Yayın Tarihi : 02.02.2007
Yayın Tarihi : 02.04.2007
Yayın Tarihi : 01.05.2007
Yayın Tarihi : 01.05.2007
Yayın Tarihi : 27.05.2007
Yayın Tarihi : 01.07.2007
Yayın Tarihi : 01.08.2007
Yayın Tarihi : 01.08.2007
Yayın Tarihi : 28.09.2007
Yayın Tarihi : 27.11.2007
Yayın Tarihi : 05.01.2008
Yayın Tarihi : 05.02.2008
Yayın Tarihi : 05.02.2008
Yayın Tarihi : 04.05.2008
Yayın Tarihi : 02.06.2008
Yayın Tarihi : 07.07.2008
Yayın Tarihi : 04.08.2008
Yayın Tarihi : 29.08.2008
Yayın Tarihi : 29.08.2008
Yayın Tarihi : 27.10.2008
Yayın Tarihi : 25.11.2008
Yayın Tarihi : 25.11.2008
Yayın Tarihi : 30.12.2008
Yayın Tarihi : 28.01.2009
Yayın Tarihi : 04.03.2009
Yayın Tarihi : 06.04.2009
Yayın Tarihi : 04.05.2009
Yayın Tarihi : 02.06.2009
Yayın Tarihi : 02.06.2009
Yayın Tarihi : 02.06.2009
Yayın Tarihi : 02.06.2009
Yayın Tarihi : 02.06.2009

 

Türk toplumunun sosyal ve ahlaki değerleri çok uzun süredir saldırı altında. Üstelik bu saldırılar AKP döneminde daha da artarak sürüyor. Televizyon ekranlarından evlerin içine ahlaksızlık, şiddet, entrika, seks ve yalan akıyor. Şehit cenazelerine iki dakikayı bile çok gören televizyonlar, bir takım sözde sanatçıların seks ilişkilerini ve bir avuç şımarık zenginin ahlaksız yaşamlarını saatlerce yayınlıyor.

Bu sistemli saldırılar sonucu meydana gelen toplumsal çürüme hızla yayılıyor. Bir araştırmada, Siyonist İsrail'in, Lübnan ve Filistin'de sivil halka karşı giriştiği vahşi katliamlar sırasında bile, Televizyonlarda Pınar Altuğ isimli oyuncunun seks ilişkileri ile ilgili haberlerinin en yüksek reytingi yapması, toplumdaki çürümenin boyutunu göstermesi bakımından trajik bir örnektir.

İşte bu sosyal ve ahlaki çürüme yüzünden toplum, Dünyanın en pahalı benzini ve telefonunu kullanmakta, sahipleri tarafından içleri boşaltılan bankaların yüz milyar dolarlık faturalarının sırtlarına bindirilmesine ses çıkarmamakta ve tepkisizliğin sonucunda, Türkiye yolsuzlukların ahlaksızlıkların, hırsızlıkların, gasp ve cinayetlerin kol gezdiği bir ülke haline dönüşmektedir.

Türk toplumunun sosyal ve ahlaki değerleri uzun bir süredir saldırı altıda tutuluyor. Üstelik bu saldırı dört yıllık iktidarlarında dini söylemleri ve uygulamaları ile öne çıkan AKP döneminde daha da artarak sürmektedir. Toplumsal değerlerin her alanında sürdürülen bu saldırı sonucunda ahlaki çöküntünün hızla yaygınlık kazanması ve benimsenmesindeki en büyük etken, hiç kuşkusuz siyasal yönetimlerin anlayışı ve medyanın kendisidir.

TARİH YİNE TEKERRÜR EDİYOR

Kısaca Türkiye'nin bir türlü yenemediği makus talihi bir kez daha tekerrür etmiş, yıllardan beri her iktidara gelen parti gibi AKP'nin de kısa bir süre içinde, kendisinden önceki siyasal yapılardan pek farklı bir parti olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştır. Siyasal boyuttaki gerçekler bunları gösterirken en yıkıcı tahribat toplumun ahlaki ve sosyal değerlerinde meydana gelmiştir.

Holding patronlarının kendi çıkarlarını korumak ve toplumu yönlendirmek amacıyla kullandığı yazılı ve görsel medya toplumun yüzlerce yılda sahip olabildiği ahlaki değerleri altüst ederek yozlaştırmış, bunun sonucunda da ülkesinin geleceğinle ve siyasi gelişmelerle ilgilenmeyen, bireysel sorumluluğunu yitirmiş, sadece sanal bir dünyanın yarattığı hayaller peşinde koşuşturan bir toplum haline gelmiştir.

Dünyanın en pahalı benzinini, telefonunu ve elektriğini kullanmasını rağmen en ufak bir itirazda bile bulunmayan, sahipleri tarafından içleri boşaltılan bankalardan çalınan yüz milyarlarca dolarını kendilerine fatura edilmesini bile ses çıkarmayan toplumun, tepkisizliği işte bu nedenlerde yatmaktadır.

ŞEHİTLERE BİR DAKİKA, PINAR ALTUĞ'A BİR SAAT

Toplumun gözünü yalancı sanal alemin büyüsü ile boyayan medya ekranlardan evlerin içine yalan, seks, ahlaksızlık, entrika, şiddet ve riyakarlığın her türlüsü bir sel gibi akmaktadır. Düzenlediği formlarda sosyal ahlak dersleri veren Ali Kırca gibi eski solcuların sapkın porno görüntüleri ortalıkta dolaşmakta, hemen her gün bir kadın veya erkekle birlikte olan sözde sanatçılar itibar görmekte ve örnek gösterilmektedir. Televizyonlarda toplumsal sorumsuzluk o kadar yayılmıştır ki her gün gelen şehit cenazeleri TV kanallarında iki dakika bile yer almazken lüks tatil beldelerinde ayaklara düşen seks ilişkileri, saatler boyu gösterilmekte, yine AB'nin Türk insanına çok gördüğü asgari ücret kadar bile vergi ödemeyen şımarık zenginler, yarım trilyonluk lüks arabaları veya yatları ile alay edercesine televizyonların ana haber bültenlerinde büyük bir arsızlıkla yer verilmektedir.

Toplumsal çürümenin ne kadar derinleştiğini gösteren en çarpıcı örnek ise Ağustos ayının ortasına kadar bir aydan fazla süren Siyonist İsrail'in Lübnan ve Filistin saldırısının Türkiye'deki yansımsıdır. Müslüman görüntüsünü her zaman öne çıkaran ve her fırsatta türban sorununu gündeme taşıyan bir hükümetin olduğu Türkiye'de İsrail'in bu insanlık dışı katliamlarına karşı doğru dürüst bir miting bile yapılamadığı gibi Ankara'nın gözleri önünde İncirlik Amerikan üssünden İsrail'e bomba ikmali yapılmıştır.

En trajik olanı ise yapılan medya reyting araştırmalarında, İsrail saldırılarında binlerce masum sivil ve çocuk can verirken toplumun en çok Pınar Altuğ'un iç çamaşır değiştirir gibi değiştirdiği sevgilileri ile ilgili haberleri okuduğu ve izlediği gerçeğidir. Ve birilerinin bu kadını yılın annesi seçtiğini de göz önüne aldığımızda toplumsal çürümenin ne kadar derin boyutlara ulaştığını görebiliriz.

Tarih, ahlaksızlığa bu kadar ilgi ve itibar gösteren toplumları asla affetmez ve er geç zamanı geldiğinde cezalandırır. Bunun ne anlama geldiğini öğrenmek isteyenler, tarihin derinliklerinde kaybolmuş ne kadar çok millet ve toplumların bulunduğunu hatırlaması yeterlidir.

Ana Sayfa