Türk toplumunun sosyal ve ahlaki değerleri çok uzun süredir saldırı
altında. Üstelik bu saldırılar AKP döneminde daha da artarak sürüyor.
Televizyon ekranlarından evlerin içine ahlaksızlık, şiddet, entrika,
seks ve yalan akıyor. Şehit cenazelerine iki dakikayı bile çok gören
televizyonlar, bir takım sözde sanatçıların seks ilişkilerini ve bir
avuç şımarık zenginin ahlaksız yaşamlarını saatlerce yayınlıyor.
Bu sistemli saldırılar sonucu meydana gelen toplumsal çürüme hızla
yayılıyor. Bir araştırmada, Siyonist İsrail'in, Lübnan ve Filistin'de
sivil halka karşı giriştiği vahşi katliamlar sırasında bile, Televizyonlarda
Pınar Altuğ isimli oyuncunun seks ilişkileri ile ilgili haberlerinin
en yüksek reytingi yapması, toplumdaki çürümenin boyutunu göstermesi
bakımından trajik bir örnektir.
İşte bu sosyal ve ahlaki çürüme yüzünden toplum, Dünyanın en pahalı
benzini ve telefonunu kullanmakta, sahipleri tarafından içleri boşaltılan
bankaların yüz milyar dolarlık faturalarının sırtlarına bindirilmesine
ses çıkarmamakta ve tepkisizliğin sonucunda, Türkiye yolsuzlukların
ahlaksızlıkların, hırsızlıkların, gasp ve cinayetlerin kol gezdiği bir
ülke haline dönüşmektedir.
Türk toplumunun sosyal ve ahlaki değerleri uzun bir süredir saldırı
altıda tutuluyor. Üstelik bu saldırı dört yıllık iktidarlarında dini
söylemleri ve uygulamaları ile öne çıkan AKP döneminde daha da artarak
sürmektedir. Toplumsal değerlerin her alanında sürdürülen bu saldırı
sonucunda ahlaki çöküntünün hızla yaygınlık kazanması ve benimsenmesindeki
en büyük etken, hiç kuşkusuz siyasal yönetimlerin anlayışı ve medyanın
kendisidir.
TARİH YİNE TEKERRÜR EDİYOR
Kısaca Türkiye'nin bir türlü yenemediği makus talihi bir kez daha
tekerrür etmiş, yıllardan beri her iktidara gelen parti gibi AKP'nin
de kısa bir süre içinde, kendisinden önceki siyasal yapılardan pek farklı
bir parti olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştır. Siyasal boyuttaki gerçekler
bunları gösterirken en yıkıcı tahribat toplumun ahlaki ve sosyal değerlerinde
meydana gelmiştir.
Holding patronlarının kendi çıkarlarını korumak ve toplumu yönlendirmek
amacıyla kullandığı yazılı ve görsel medya toplumun yüzlerce yılda sahip
olabildiği ahlaki değerleri altüst ederek yozlaştırmış, bunun sonucunda
da ülkesinin geleceğinle ve siyasi gelişmelerle ilgilenmeyen, bireysel
sorumluluğunu yitirmiş, sadece sanal bir dünyanın yarattığı hayaller
peşinde koşuşturan bir toplum haline gelmiştir.
Dünyanın en pahalı benzinini, telefonunu ve elektriğini kullanmasını
rağmen en ufak bir itirazda bile bulunmayan, sahipleri tarafından içleri
boşaltılan bankalardan çalınan yüz milyarlarca dolarını kendilerine
fatura edilmesini bile ses çıkarmayan toplumun, tepkisizliği işte bu
nedenlerde yatmaktadır.
ŞEHİTLERE BİR DAKİKA, PINAR ALTUĞ'A BİR SAAT
Toplumun gözünü yalancı sanal alemin büyüsü ile boyayan medya ekranlardan
evlerin içine yalan, seks, ahlaksızlık, entrika, şiddet ve riyakarlığın
her türlüsü bir sel gibi akmaktadır. Düzenlediği formlarda sosyal ahlak
dersleri veren Ali Kırca gibi eski solcuların sapkın porno görüntüleri
ortalıkta dolaşmakta, hemen her gün bir kadın veya erkekle birlikte
olan sözde sanatçılar itibar görmekte ve örnek gösterilmektedir. Televizyonlarda
toplumsal sorumsuzluk o kadar yayılmıştır ki her gün gelen şehit cenazeleri
TV kanallarında iki dakika bile yer almazken lüks tatil beldelerinde
ayaklara düşen seks ilişkileri, saatler boyu gösterilmekte, yine AB'nin
Türk insanına çok gördüğü asgari ücret kadar bile vergi ödemeyen şımarık
zenginler, yarım trilyonluk lüks arabaları veya yatları ile alay edercesine
televizyonların ana haber bültenlerinde büyük bir arsızlıkla yer verilmektedir.
Toplumsal çürümenin ne kadar derinleştiğini gösteren en çarpıcı örnek
ise Ağustos ayının ortasına kadar bir aydan fazla süren Siyonist İsrail'in
Lübnan ve Filistin saldırısının Türkiye'deki yansımsıdır. Müslüman görüntüsünü
her zaman öne çıkaran ve her fırsatta türban sorununu gündeme taşıyan
bir hükümetin olduğu Türkiye'de İsrail'in bu insanlık dışı katliamlarına
karşı doğru dürüst bir miting bile yapılamadığı gibi Ankara'nın gözleri
önünde İncirlik Amerikan üssünden İsrail'e bomba ikmali yapılmıştır.
En trajik olanı ise yapılan medya reyting araştırmalarında, İsrail
saldırılarında binlerce masum sivil ve çocuk can verirken toplumun en
çok Pınar Altuğ'un iç çamaşır değiştirir gibi değiştirdiği sevgilileri
ile ilgili haberleri okuduğu ve izlediği gerçeğidir. Ve birilerinin
bu kadını yılın annesi seçtiğini de göz önüne aldığımızda toplumsal
çürümenin ne kadar derin boyutlara ulaştığını görebiliriz.
Tarih, ahlaksızlığa bu kadar ilgi ve itibar gösteren toplumları asla
affetmez ve er geç zamanı geldiğinde cezalandırır. Bunun ne anlama geldiğini
öğrenmek isteyenler, tarihin derinliklerinde kaybolmuş ne kadar çok
millet ve toplumların bulunduğunu hatırlaması yeterlidir.